Bugün her yerde kolaylıkla saate bakabiliyoruz ve öğrenebiliyoruz. Bizim için saat ve dakika çok önemli. Çünkü hayatımız bunun üzerine kurulu. Eski zamanlarda ise saatlerin birbiriyle aynı olması ya da şehirlerin aynı saati kullanması o kadar önemli değildi. Her şehir kendi saatini kullanır ve fabrikalar, iş yerleri kendilerini o saate göre ayarlardı. Şehirler arası bir toplu taşıma ulaşımı tam anlamıyla gelişmemişti ve kimse bu durumdan şikayet etmiyordu. Mesela İngiliz şehrinin ve kasabasının kendi yerel saati vardı ve Londra saatiyle arasında ki fark yarım saatten fazla olabiliyordu . Londra'da saat 12'yken Liverpool'da belki 12:20, Canterbury'deyse 11:50 olabiliyordu. Telefon, radyo, televizyon veya hızlı tren gibi şeyler olmadığından, bu farkı kimse bilmiyordu.
Ama bu zaman sorunları ileride İngiltere için önemli bir konu haline gelecekti. 1830'da ilk tren seferi yapıldı (Liverpool - Manchester arası). Bundan 10 yıl sonra ilk tren tarifesi hazırlandı. Trenlerin şehirler ve kasabalar arasında hızlı bir yolculuk yapması insanların zaman karmaşası yaşamasına sebep oluyordu. Bu sorunun farkına varan İngiliz tren şirketleri 1847'de bütün tren tarife saatlerini Greenwich'e göre ayarlanmasına karar verdi. Bu karar diğer şirketlerinde işine yaradı ve herkes bu kararı uygulamaya başladı. Bu olaydan 33 yıl sonra İngiliz hükümeti, İngiltere'deki bütün saatlerin Greenwich'e göre ayarlanmasını belirten yasayı çıkarttı. Tarihte ilk defa bir ülke ulusal saati belirleyecek bir yasa çıkarmıştı.
Ve ilerde radyo istasyonları ve televizyonlarda senkronize bir zaman çizelgesine uyarak yayın yaptı.Radyo istasyonlarının yayınladıkları ilk şeylerden biri, uzak yerleşim yerlerinin ve denizdeki gemilerin saatlerini ayarlamalarını sağlayan zaman sinyalleri yayınlamaktı. Daha sonraları her saat başı önemli bir zaman oldu ve günümüzde bile saat başlarında her zaman ilk önce saat yayınlanır ve sonra haber bülteni sunulur.
Yorumlar
Yorum Gönder